Değer Mühendisliği Nedir ?

Mühendislik Ekonomisi kitabının yazarı Prof.Dr.Osman Okka. Değer mühendisliğini şu şekilde tanımlamıştır;

Değer Mühendisliği, firmanın ürettiği projelerin, hizmetlerin fonksiyonlarını analiz etmek suretiyle değerinin artırılmaya, maliyetlerin minimize edilmeye çalışıldığı sistematik bir yöntemdir. Projelerin maliyetini düşürerek değerini artırmak için firmaların kendisine ait değer mühendisliği birimini kurması ve uygulaması gerekir. Uygulamadığı müddetçe pazardaki rekabette rakipler karşısında zorlanır.

İmo İzmir; Genellikle istenilen şey minumum zaman  ve maliyette projenin en iyi kalitede üretilmesidir. Tasarım, tasarımın nasıl uygulandığı ve dış etkenler bir projenin başarılı olabilmesi için gerekli unsurlardır. Şüphesiz tasarımın önem derecesi diğer ikisinden daha yüksektir. Eğer tasarım kötü yapılmış ise o projeden kazanç elde edebilmek için yapılan çalışmalar sonuç vermeyecektir.Tasarım bizim kontrolümüz altındadır.

Değer mühendisliği bir ürünün maliyeti ve aynı ürünün fonksiyonu arasındaki ilişkiyi geliştirerek ödenen para için en iyi değeri sağlamayı amaçlar. Maliyet, değer ve kıymet  arasındaki ilişki;

Değer= Fonksiyon Maliyeti / Fonksiyonun Kıymeti

olarak ifade edilir. Burada kıymet o fonksiyon için ödenmesi gereken en düşük miktar olarak algılanmalıdır. Maliyetin kıymete olan oranının bire eşit olması o fonksiyon için değerin iyi olduğunu gösterir. Oranın yüksek olduğu yerlerde ise tasarruf sağlanması mümkün olacaktır.

Örneğin; X bir firma inşaat firması imal ettiği akıllı evlerin değer analizini yapmak istemektedir. Firma bu evlerin normal fonksiyonları için 400 ve akıllı sistemler için 600 değer puanı vermektedir. Firma kendi evlerinde oturan müşterilerinden 10

Reklamlar

İnşaat Mühendisliği Müfredatı Sektör İçin Yeterli Mi?

Yazının içeriğini oluşturan inşaat mühendisliği müfredatı , sektörün yeni mezun kişilerden istediği,inşaat sektörü nasıl bir gelişme içerisinde ve bu gelişmeye karşılık teknik eleman problemi eksikliği varmıdır gibi düşündüren soruları sektörde bulunan öğrenciler, mühendisler ve işverenler açısından beyin fırtınası yapmak amacıyla sizinle paylaşmak istedim.

İnşaat sektörü deneyimli personel sorunu çekmektedir.En eğitimsiz çalışan grubunun bu sektörde olduğu tahmin edilmektedir.İnşaat işçilerinin deneyimsiz olmaları bir tarafa yeni mezun teknik elemanların da ortak sorunu yine deneyimsizliktir. Bunun en büyük nedeni  eğitim sisteminin; günümüz sektörün ihtiyaçlarından uzak olması ve pratik çalışmalara fazla imkan tanımamasıdır.İnşaat sektörüne eleman yetiştiren eğitim programlarındaki öğrencilerin yarı zamanlı olarak inşaat sektöründe çalışması İş Yeri Eğitimi programı adıyla Teknoloji Fakülteleri  İnşaat Mühendisliği bölümü tarafından öğrenci  ile sektörü mezun olmadan önce tanıştırmaktadır (4. sınıfın Güz veya Bahar Dönemi  iş hayatında bulunma imkanı).Bu şekilde yeni mezunlar daha deneyimli bir şekilde mezun oluyor ve deneyimli eleman sorununun çözülmesine katkı sağlamaktadır.

Paylaştığım link bahsedilen konuya uygun, müfredatında öğrenciyle sektörü yarı zamanlı  buluşturma imkanı sağlayan  iş yeri eğitimi uygulamasını bulunduran bir üniversite. İncelemenizi tavsiye ederim. https://teknoloji.isparta.edu.tr/tekinsaat

Biliyoruz ki TBDY 2018 yönetmeliği yayınlandı; Bir çok olumlu tarafı olduğu gibi kafa karışıklığı oluşturan ve üzerinde konuşulması gereken bir çok yanının bulunduğu bir yönetmelik olduğu düşünülmektedir.Yönetmeliğin yeniliğe uğramasının temel nedenin zamanla artan yüksek binalar ve yalıtımlı yapılar olması bir yenilenme gereği doğurmuştur.(İMO-10 Kasım 2018 Semineri) TBDY 2018 yönetmeliği incelendiği zaman içerisinde non-lineer analizlerin, zemin etkileşimi performans analizlerinin bulunduğu bir yönetmelikten yeni mezun olmuş bir öğrencinin bu konuları yorumlaması ve anlaması ne kadar gerçekçidir. Üniversitede inşaat mühendisliği eğitiminde yeterli derslerin olmaması(Yüksek yapı dersi ,yapı zemin etkileşimi dersi , taban izolasyonu seçimlilik dersi vb.) mühendislik müfredatının değiştirilmesi gerekildiği savunulmuştur.(İMO)

İnşaat sektöründe BIM uygulamalarının, proje yönetiminin, planlamanın önemi şuan önemli olduğu kadar ilerleyen yıllarda vazgeçilmez ve bir standarda bağlanacağı kaçınılmazdır.Sektör zamanla değişim göstermektedir ve istenilen teknik eleman yeterliliği eskiye göre daha donanımlı daha dijital-teknolojik bir eleman ihtiyacına yönelmektedir.Üniversitelerin müfredatı peki bu ihtiyaca karşı cevap verebilmektedir ? Yoksa her öğrenci kendi bacağından mı asılacaktır…

İNŞAAT PROJELERİNDE SÖZLEŞMENİN ÖNEMİ

Merhaba sayın okurlar , bu yazımda size inşaat projelerinde işveren-yüklenici-alt yüklenici pozisyonlarında çalışan bir çok paydaşın projeyi gerçekleştirirken hangi kriterlerin göz önünde bulundurulması, işin kalitesinin hangi standartlara göre sabit kalması firmaların kendi haklarını nasıl belirlemesi işin teknik açıdan nasıl yapılacağı hakkında yazılı denetim mekanizması olan sözleşme hakkında bilgi vereceğim.

Sözleşme ; Belirli bir amaç dahilinde iki veya daha fazla taraf arasında yapılan tarafların kendi iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak beyan ederek kurulan taraflar arasında hukuki sonuç ortaya çıkaran anlaşmalardır.

İnşaat sözleşmelerinin içeriğini oluşturan bir çok başlık vardır her şeyin net bir şekilde ortaya koyulması işin kalitesi açısından en önemli kriterlerdir.

  • Taraflar
  • Proje Kapsamı
  • Proje Süresi
  • Proje Maliyeti
  • Sözleme Ekleri ve Sözleşme Dokümanları

Sözleşmenin içeriğinde en yoğun dokümanların , çizimlerin gerekli bilgilerin çoğunluğu açısından sözleşme ekleri ve dokümanlar kısmı detaylı bir şekilde incelenmelidir.

Sözleşme dokümanlarını oluştururken detaylar ve tüm koşullar özenle hazırlanmalı ve detaylı bir incelemeye tabii tutulması gerekir.

  • Ana Sözleşme : Tarafların imzaladığı 3-4 sayfadan oluşan sözleşme
  • Genel Koşullar: Sözleşmeniz hangi kontratları hüküm görüyorsa (Örneğin FIDIC sözleşmeleri) genel koşullar çerçevesinde ele alınır.
  • Özel Koşullar: İşverenin kendisine ait koşulları eklediği bölüm özel koşullara eklenir.
  • İş Programı : İşverenin veya yüklenicinin oluşturduğu iş planlamasının eklendiği bölümdür.
  • İş Kapsamı : Saha ve Faliyet alanlarının açık bir şekilde belirtilmesi bölümüdür.
  • Teknik Şartnameler : Sahada uygulanacak imalatların fenni ve usulü şartlara göre oluşturulmasının izahıdır.
  • Çizimler : İmalat resimlerinin sözleşmeye eklenmesidir. Proje tipine göre konsept çizimleride olabilir.
  • Keşif Cetveli : Projeye başlanmadan önce yapılan maliyet , metraj , birim fiyatları gösteren bilgiler.
  • Teklif Dosyası , İhale Dokümanları : İşin alınma aşamasındaki bilgiler.
  • Ekler : Teminat mektubunun nasıl olması gerektiği vb. belgelerdir.

Sözleşmelerin içeriğini oluşturan bu maddeler işveren, yüklenici , alt yüklenici tarafları arasındaki hukuku , iletişimi sorumlulukları oluşturur. Tarafların birbirleriyle konuşacağı dilin tamamıdır.

KAYNAK : İMO-İstanbul 21.01.2019 Seminer Notları

Sözleşmeler neden ihtiyaç vardır ve önemi nedir ? Projelerimizde yolunda gitmeyen işler olabilir ve bu işlerin bir doğruluğa teknik aşamalarının masaya yatırılması ve çözüme gidilmesi gerekir. Bu yüzden sözleşme haklarımızı bilmeli , korumalıyız. İşlerin teknik şartnamelerini inceleyip uygulamalıyız.

Örneğin ; projemizde tuğla duvar imalatı uygulanıyor. İşin kontrolü esnasında derz boşluklarının yeteri kadar doldurulmadığı , şaşırtmalı bir şekilde tuğla diziminin bazı yerlerde var bazı yerlerde yok olması , tuğlaların imalatı yapılmadan önce ıslatılmaması , 3-4 metre de bir ip atılıp (şakül) düzenin sağlanması gibi teknik açıdan kabul görmeyen bu yapılan uygulamaların teknik şartnamede belirtilen ; tuğla duvar imalatına başlamadan önce tuğlalar ıslatılmalı , 1 metrede bir ip atılmalı ,derz boşluklarının boşluk kalmayacak şekilde doldurulması ,gibi işin izahı yapıldığı şartnameleri iyi okuyup ve bilip projenizde kaliteli işler ortaya çıkarırsınız ve hakkınızı koruyabilirsiniz.

Unutmamalıyız ki bir projeyi istediğimiz zaman, kalite,kapsam ve maliyet açısından tamamlamak için sözleşmeler oluşturulmalı ve her ayrıntı açık bir dille oluşturulmalıdır.